Antalya’da çocuk ve ergen psikiyatristi Doç. Dr. Arif Önder olarak, son yıllarda ergenlerde duygusal dalgalanmalar, öfke patlamaları ve kendine zarar verme davranışlarıyla başvuran gençlerin sayısının arttığını gözlemliyorum. Bu durumların altında bazen Borderline (Sınırda) Kişilik Bozukluğu adı verilen bir ruhsal yapı yatabilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Ne Anlama Gelir?

Borderline kişilik bozukluğu, kişinin duygularını, ilişkilerini ve benlik algısını istikrarlı biçimde sürdürememesiyle karakterizedir.
Ergenlik döneminde, kimlik gelişimi, bağımsızlık arayışı ve yoğun duygusal dalgalanmalar zaten belirgindir; ancak borderline kişilik bozukluğunda bu özellikler aşırı, ani ve yıkıcı düzeyde yaşanır.

Bu gençler bir gün çok mutlu ve enerjik hissederken ertesi gün boşluk, öfke veya umutsuzluk içinde olabilirler.

Başlıca Belirtiler

Bu belirtiler yalnızca geçici bir ergenlik dalgalanmasından daha fazlasıdır ve işlevselliği, okul başarısını ve sosyal ilişkileri ciddi biçimde etkiler.

Nedenleri

Borderline kişilik bozukluğunun oluşumunda birçok etken rol oynar:

Ergenlik dönemi, bu zemin üzerine eklenen hormonal ve sosyal değişikliklerle tabloyu belirginleştirebilir.

Tanı ve Tedavi

Borderline kişilik bozukluğu tanısı, çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılan kapsamlı değerlendirmelerle konur.
Ergenlerde tanı koyarken gelişimsel özellikler dikkatle değerlendirilir; çünkü bazı davranışlar yaşa özgü geçici tepkiler olabilir.

Tedavi süreci uzun solukludur ve sabır gerektirir. En etkili yaklaşımlar şunlardır:

Ailelere Öneriler

Sonuç

Borderline kişilik bozukluğu, ergenlikte başlayan ancak erken fark edildiğinde sağaltılabilir bir durumdur.
Doç. Dr. Arif Önder, Antalya’da çocuk ve ergen psikiyatristi olarak, duygusal dalgalanmalar ve kendine zarar verme davranışları gösteren gençlerde bilimsel temelli değerlendirme ve terapi süreçleri yürütmektedir.
Unutmayın, anlamak, suçlamaktan daha iyileştiricidir.