Asperger sendromu:
Asperger sendromu, günümüzde artık “Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)” şemsiyesi altında değerlendirilen bir nörogelişimsel durumdur. Ancak halen hem aileler hem de birçok profesyonel tarafından bağımsız bir tanı gibi bilinmekte ve bu isimle anılmaktadır. Asperger sendromuna sahip bireyler, genellikle erken çocukluk döneminde belirgin otizm belirtileri göstermediklerinden dolayı tanı süreci bazen ertelenir. Çoğu çocuk küçük yaşta “otizm olabilir mi?” şüphesiyle değerlendirilse de, dil gelişimlerinin görece normal olması veya zekâ düzeylerinin yaşına uygun görünmesi nedeniyle tanı almadan büyürler. Fakat okul dönemine geçildiğinde dikkat sorunları, sosyal iletişimde zorluklar ve arkadaş ilişkilerinde problemler daha görünür hale gelir.
1. Erken çocuklukta fark edilen farklılıklar
Asperger sendromu olan çocuklar genellikle göz teması kurmada hafif zorlanabilir, akranlarına kıyasla daha sınırlı sosyal oyunlar oynayabilirler. Ancak bu belirtiler klasik otizmde olduğu kadar belirgin değildir. Çoğu zaman şu durumlar dikkati çeker:
Oyuncaklarla tekdüze, tekrarlayıcı şekilde oynama (örneğin arabaları dizmek, legoları sadece belirli kurallarla sıralamak).
Yaşına göre ileri sözel beceriler göstermesi ama dili sosyal iletişimde kullanmada güçlük yaşaması.
Konuşmalarında karşılıklı diyalog yerine monolog tarzında uzun uzun anlatımlar yapması.
Duyusal hassasiyetler (yüksek ses, kalabalık, belirli kıyafet dokularından rahatsızlık).
Aileler çoğu kez “Çocuğum farklı ama otistik değil gibi” şeklinde bir gözlemde bulunur. Bu nedenle birçok çocuk erken dönemde “otizm şüphesi” ile doktora getirilir, ancak değerlendirmelerde otizm tanı kriterlerini tam karşılamadığı için tanı konmaz.
2. Tanının ertelenmesinin sebepleri
Erken dönemde Asperger sendromunu fark etmek güçtür. Çünkü:
Dil gelişimi genellikle yaşıtlarıyla benzerdir.
Zihinsel kapasite çoğunlukla normal ya da normalin üzerindedir.
Çocuğun ilgi duyduğu alanlarda güçlü performansı tanıyı gölgeleyebilir (örneğin sayı saymada, harfleri erken öğrenmede üstünlük).
Bu nedenle aileler “otizm değil, biraz içine kapanık” ya da “çok zeki, o yüzden farklı davranıyor” gibi açıklamalarla tanısal süreci erteleyebilirler.
Okul Döneminde Belirginleşen Sorunlar
1. Dikkat sorunları
Asperger sendromlu çocuklarda dikkat eksikliği sık görülür. Dersi takipte zorlanır, ödevlerini tamamlamakta güçlük çekerler. İlgi alanları dışındaki konulara odaklanmaları zordur. Bu nedenle çoğu zaman “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu” şüphesiyle yönlendirilirler.
2. Arkadaş ilişkilerinde zorluk
Asperger sendromunun en belirgin özelliği sosyal iletişimdeki güçlüklerdir. Bu çocuklar:
Akranlarıyla oyun başlatmakta zorlanır.
Kuralları esnetemez, karşı tarafın önerilerine uyum sağlayamaz.
Sosyal ipuçlarını (jest, mimik, ses tonu) anlamakta güçlük yaşar.
Bu nedenle arkadaş bulmakta zorlanabilir, dışlanma veya yalnızlık yaşayabilirler
Tanı ve Değerlendirme
Tanı sürecinde ayrıntılı gelişim öyküsü, öğretmen raporları ve yapılandırılmış görüşmeler önemlidir. Tanı da ADOS-2 testi de kullanılabilir. DSM-5 kriterleri temel alınarak değerlendirme yapılır. Eşlik eden dikkat eksikliği, kaygı bozukluğu veya öğrenme güçlükleri de araştırılır. Erken tanı, çocuğun sosyal uyumunu artırır ve eğitim hayatını kolaylaştırır.
Tedavi Yaklaşımları
Asperger sendromunun tedavisinde amaç çocuğun sosyal becerilerini geliştirmek, akademik uyumu desteklemek ve duygusal zorlukları azaltmaktır.
Psikososyal müdahaleler: Sosyal beceri eğitimi, grup çalışmaları, oyun terapisi ve bilişsel davranışçı terapi (özellikle kaygı ve özgüven sorunları için) etkilidir.
Aile desteği: Aile eğitimi ve danışmanlık, ebeveynlerin çocuğa uygun yaklaşım geliştirmesine yardımcı olur.
Okul desteği: Öğretmenlerin bilgilendirilmesi, sınıf içinde yapılandırılmış destekler ve rehberlik hizmetleri önemlidir.
İlaç tedavisi: Asperger sendromunun kendisi için ilaç yoktur, ancak dikkat eksikliği, kaygı veya depresyon gibi eşlik eden sorunlarda uygun ilaç tedavisi faydalı olabilir.